SAĞLIKLI YAŞAMIN PÜF NOKTALARI

27/10/2007 · Kategori: Saglik

Sağlıklı yaşamın püf noktaları

 
Sağlıklı yaşamın püf noktaları Sağlıklı yaşamın en önemli unsurunun her fırsatta aktivitede bulunmak olduğunu belirten uzmanlar, bununla birlikte sağlıklı beslenmeyi öneriyor.

Bolu'daki İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Diyetisyeni Hülya Erem, sağlıklı yaşamın için tavsiyelerde bulunurken, "Telefonla konuşurken ayakta durun. Televizyon izlerken ütü yapın. Aracınızı süpermarketin otoparkının en uzak köşesine park edin'' dedi.

Basit fiziksel aktivitelerle kalp hastalığı, inme, diyabet ve osteoporoz gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskinin azaltılabileceğini belirten Diyetisyen Erem, hareketsiz yaşamdan kurtulmak için şu öğütlerde bulundu.

Altın öğütler

* Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.

* Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırın.

* Telefonda konuşurken ayakta durun.

* Her gün yarım saat daha az televizyon izleyin.

* Televizyon izlerken ütü yapın.

* Kısa mesafelerde araba kullanmayın.

* Arabanızı alışveriş yapacağınız süper marketin otoparkının en uzak köşesine park edin.

* Merdivenleri birkaç kalori daha yakma fırsatı olarak görün.

* Ev işi yaparken kendinizi daha canlı hissetmeniz için, hareketli müzikler dinleyin.

* Çocuklarla oynarken daha aktif olun.

* Arkadaşlarınızla yemek-içme dışında, çeşitli aktiviteler için de bir araya gelin.

* Sizi aktif kılacak yeni bir hobi edinin.

* Aktiviteyi bir görev olarak değil, kendinizi rahatlatmak için bir fırsat olarak görün.

Diyetisyen Erem, formda kalmak için atılacak bir sonraki adımın ise, düzenli yürüyüş, bisiklet gezisi, dans ve yüzme gibi sporlar yapmak olduğunu söyledi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

EL YIKAMAK KURTARIR

27/10/2007 · Kategori: Saglik

El yıkamak kurtarır

 
El yıkamak kurtarır El yıkama alışkanlığının kazandırılmasının çocukları pek çok bulaşıcı hastalıktan koruyacağı bildirildi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Gazi Kalaycı, bulaşıcı hastalıkların önemli kısmının elle temas ile geçtiğini kaydetti.

Özellikle kreş, okul, yuva gibi toplu halde bulunulan ortamlarda çocukların ellerini yıkamalarının onları bulaşıcı hastalıklardan koruyacağına işaret eden Kalaycı, bu tür toplu yerlerde mutlaka çocukların ellerini yıkayabilecekleri temiz lavabo ile katı ve sıvı sabunların bulundurulması gerektiğini söyledi.

Çocukların tuvaletten sonra ve yemek yemeden önce mutlaka ellerini yıkamaları gerektiğini vurgulayan Kalaycı, evde ebeveynlerin okulda ise öğretmenlerin çocukları ellerini doğru yıkamaları konusunda eğitmeleri gerektiğini kaydetti.

Grip, nezle, bademcik iltihabı, zatürre, ishalli hastalıklar, tifo, hepatit B gibi bulaşıcı hastalıkların elle temasla geçebileceğin ifade eden Kalaycı, şu bilgileri verdi:

“Çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılması çocukları pek çok bulaşıcı hastalıktan koruyacaktır. Örneğin gribal enfeksiyonlar hava yoluyla olduğu gibi elle temasla da geçebilir. Kreş, okul veya yuvada hapşıran bir çocuğun eline bulaşan salgılar, o çocuğun arkadaşının yüzünü ellemesiyle veya aynı oyuncaklara temas etmesiyle başka çocuklara bulaştırılabilir. Diğer bulaşıcı hastalıklar için de ellerin temizliği son derece önemlidir. Vücut sıvıları, yaralar ve kirli yerlere temastan sonra el temizliğine dikkat edilmelidir.”

Çocukların hastalıklardan korunması için vücut dirençlerinin güçlü olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Kalaycı, çocukları havaların soğumasıyla birlikte gripten korumak için dengeli beslenmelerine ve uykularını düzenli almalarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ZAYIFLAMAK İÇİN KUŞBURNU İÇİN!

27/10/2007 · Kategori: Saglik

 

SEVDİCAN GÜNEŞ SAĞLIK SERVİSİ
26.10.2007
Ramazan boyunca aldığınız kilolardan kurtulmanın yolu, gün boyunca bol kuşburnu içmekten ve maydanoz yemekten geçiyor. Bu besinler metabolizmayı hızlandırıyor Ramazan boyunca aldığınız kilolardan kurtulmanın yolu, gün boyunca bol bol kuşburnu içmekten ve maydanoz yemekten geçiyor. Bu besinler metabolizmayı hızlandırıyor..
Kilo almak için en ideal dönemlerden olan ekim ayında sabahları kuşburnu içerek ve tüm öğünlerde maydonoza ağırlık vererek hızla kilo verebilirsiniz. Üstelik bu ikili sizi, enfeksiyonlara karşı da korur. Böylelikle diyet yüzünden metabolizmanız zayıf düşmez. Ayrıca soğuk algınlığı ve gribe yakalanmadan istediğiniz kiloya inebilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Aşkın Yüksel, Ramazan sonrası yavaşlayan metabolizmanın hızını artıran ve hızla kilo vermeyi sağlayan 'Kış Diyeti'ni GÜNAYDIN okurlarıyla paylaştı...

AZ AMA SIK BESLENİN
* Kışın hızla kilo nasıl verilir?
Ekim bir geçiş ayıdır. Bu ayda enfeksiyon hastalıklarında gözle görülür bir artış olur. Dolayısıyla hem kilo vermek, hem de enfeksiyondan korunmak öncelikli hedef olmalıdır. Ramazan sonrası beslenmede ilk ilke, az ama sık beslenmeye geçişi sağlamaktır. Öğünlerin azar azar ama sık sık olmasını öneriyorum. Güne doyurucu bir kahvaltıyla başlamak ve kahvaltıda C vitamini yönünden zengin olan kuşburnu, yeşil biber, maydanoz gibi besinler tüketmek metabolizmayı hızlandırır. Ayrıca enfeksiyona karşı vücut direncimizi de arttırır. Öğün aralarında bol bol taze meyve ve sebze tüketilmesini öneriyorum. Meyve tüketimi günlük 6-8 porsiyona kadar çıkabilir. Kızartmalardan mümkün olduğunca kaçınılmalı. Sıvı tüketimini arttırmak için ayran, süt, yoğurt, taze sıkılmış meyve suları, şekersiz kompostolar ve çorbalar tercih edilebilir. Ramazan'da yavaşlayan ve tembelleşen bağırsaklar içinse diyet posası artırılabilir. Bunun için ise beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, kepekli pirinç ya da kepekli makarna önerebilirim.

* Yavaşlayan metabolizma nasıl hızlandırılır?
Ramazan boyunca öğün sayısı 2 veya 3 ile sınırlıydı. Çoğu kişi günlük aktivitelerini iyice aşağı çekmişti. Ramazan bitti ve öğün sayısındaki sınırlama kalktı. Metabolizmanızın eski hızına ulaşması için dengeli beslenmek ve spor yapmak şart. 3 ana öğüne ek, en az 2 ara öğünden oluşacak bir beslenme pogramı ve her gün 1 saatlik tempolu yürüyüşlerle eski hızınıza en kısa sürede ulaşabilirsiniz.

* Hangi egzersizlerle metabolizmanın hızı artar?
Metabolizmayı en güzel hızlandıran spor her gün yapacağımız tempolu 1 saatlik yürüyüşlerdir. Özellikle güne aç karınla 1 saatlik tempolu bir yürüyüşle başlamak, metabolizmanızı saat gibi çalıştırır. En güzel spor, severek yaptığımız spordur. Evde en kolay yapabileceğimiz sporsa danstır.

DİYETİSYENE BAŞVURUN
* Ramazan'da alınan kiloların kalıcı olmaması için neler yapılmalı?
Genellikle Ramazan boyunca 4-5 kilo alınmakta ve gerekli önlemler alınmadığı için bu kilolar kalıcı olmaktadır. 1 paket margarinin 250 gr olduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla alınan bu kilolar 16 ile 20 paket margarine denk gelmektedir. Bu da oldukça önemsenmesi gereken bir rakamdır. Ramazan'ı kilo alarak kapatanlar, öncelikle bir diyetisyene başvurup vücutlarındaki kas, yağ ve sıvı oranlarını ölçtürmeli. Ardından da verilere göre bir diyet programı düzenlenmeli. Eğer bu oran yağ olarak artış gösteriyorsa, mutlaka diyet tedavisine başlanmalı

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

KOLERSTROLE KARŞI KURU FASULYE

27/10/2007 · Kategori: Saglik

Milli yiyeceğimizin meğer ne çok marifeti varmış da bilmiyormuşuz.

Kolesterole karşı kuru fasulye!

Ekim ayını kolesterole karşı bilgilendirme kampanyalarına ayıran ABD'deki Diyetisyenler Birliği, kuru fasulyenin kolesterol düşürücü özelliğini anlatan bir rehber hazırladı.

Rehberde, haftada üç porsiyon kuru fasulye yemenin kolesterol düzeyini düşürdüğü belirtiliyor. Arizona Üniversitesi'nin araştırması, kuru fasulyenin düzenli yenmesinin, vücuttaki kolesterolü yüzde 8 oranında azalttığını ortaya koydu. Toronto Üniversitesi'nin yaptığı bir diğer araştırmada ise bu etkinin yüzde 30'lara ulaştığı bulgulandı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

TÜRK FİLMLERİ GERÇEKMİŞ MEĞER

27/10/2007 · Kategori: Saglik

Türk filmleri haklıymış. Uzmanlar da kabul etti sonunda...

Karşılıksız aşk verem yapıyor!

Uzmanlar, 'kara sevda' olarak tanımlanan karşılıksız aşk acısı çekenleri uyarıyor. Antalya Devlet Hastanesi doktorlarından Psikiyatrist Dr. Erhan Özcan, Türk filmlerinde 'ince hastalık' olarak tanımlanan verem hastalığının en önemli nedenlerinden birinin depresyon olduğunu belirtti.

KADINLARDA İKİ KAT FAZLA

Depresyonun kadınlarda görülme sıklığının erkeklere oranla iki kat fazla olduğuna dikkat çeken Özcan, "Kadınlarda görülme sıklığı yüzde 20-25 olan depresyon erkeklerde yüzde 10-12 oranında görülüyor" dedi.

 Depresyonun kronik bedensel hastalıklardan daha yıkıcı olduğunu ifade eden Özcan, şöyle konuştu: "Depresyon kalp, damar, hipertansiyon, şeker, astım gibi hastalıkların oluşmasına zemin hazırladığı gibi bu hastalıkları artırabilir de. Kronik romatizma hastalıklarının kökeninde depresyonun ciddi etkisi olduğu bugün Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaya konmuş bir gerçektir. Çünkü depresyon hücresel bağışıklık sistemini bozar. Örneğin, bir cilt hastalığı olan sedef ile kas romatizmasının kökeni depresyondur."

TEDAVİSİ MÜMKÜN

Özcan, şöyle konuştu: "Dünya Sağlık Örgütü, tüm dünyada en sık rastlanan ruhsal hastalık olan depresyonun tanısı ile ilgili hekimleri uyarıyor. Psikiyatristin bulunmadığı sağlık ocakları gibi ilk basamak sağlık kuruluşlarına başvuran hastalara doğru tanı konması için diğer branşlardaki hekimlerin gerekli hassasiyeti göstermesini istiyor." Depresyonun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu anlatan Özcan, ilaç ve psikoterapiden oluşan kombine tedavi sonunda hastaların eski yaşamlarına dönebildiğini söyledi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::